Söylemek Kolay, Yazmak Kolay, Zor Olan Yaşamak !
site içi arama
Kur’an’la Buluşmak
VEFA Eğitim, Çevre, Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından “Kur’an’ın Anlamıyla Buluşma” kapsamında “Kur’an’la Yaşamak” konferansı düzenleniyor. 18 Şubat 2011 Cuma günü Alanya Belediyesi Kültür Sarayı(Müze yanı) ’nda gerçekleşecek olan konferans saat 20:00’de başlayacak.
Vefa Eğitim, Çevre, Kültür ve Dayanışma Derneği başkanı Süleyman ÖZDEMİR, “Dernek olarak kültürü, çevreye, bedi-i sanatlara duyarlı bir STK kuruluşu olduğunu, bundan önce helal ve sağlıklı gıda konferansı,kutlu doğum programları, ağaç dikme kampanyalarına destek olma fakir öğrencilere yardım etme,fakir fukarayı gözetme vs. etkinlikler yapıldığını ifade ederek 18 Şubat 2011 Cuma günü “Kur’an’la Yaşamak” adlı konferans için de, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Ali AKPINAR Bey’in bir sunum yapacağını, aynı zamanda programda çeşitli animasyon, vtr gibi görsel metaryallarinde olacağını ve katılan bütün misafirlere de Hasan Tahsin Feyizli tarafından yazılan Feyzûl-Furkan Kur’ân- Kerim meâlini hediye olarak verileceğini ifade ederek Alanyalıları programa davet etti.
Dernek başkanı “Bu programı Kur’an’ın Anlamıyla Buluşma Platformu ile beraber düzenlediklerini, bu platform 2007 yılında kurulduğunu ve dernek olarak da üye olduklarını ifade etti. Özdemir, “Kur’an’ın Anlamıyla Buluşma Platformu (KAB) çalışmalarını bilimsel temellere dayandırmak için ilk olarak Türk halkının Kur’an’a bakış açısını görmek istedi. Bu noktada ANAR şirketine bir anket çalışması yaptırıldı. 12 ilde, 2224 denek üzerinde yapılan ankette halkımızın, yüzde 94′ünün evinde Kur’an-ı Kerim’in olduğu, yüzde 78′inin evinde mealinin de bulunduğu, üçte birinin Arapçasından Kur’an okumayı bildiği, ancak sadece yüzde 5′inin düzenli olarak meal ya da tefsirlere başvurduğu tespit edildi. Bu yüzden platform meal dağıtmaya başladı.Biz de Alanya’mızda şimdiye kadar 3 bin meal dağıttık.Bundan sonrada dağıtmaya devam edeceğiz.”dedi. Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü.” Dağıtmak yetmiyor, okuyan, anlayan, yaşayan, yaşadıklarını da insanlara anlatan Kur’an gönüllüleri kervanı oluşturmak istyoruz.Günümüzde Kur’an’a bakış ve Kur’an’la yaşama noktasında yanlış bir algı olduğu, yalnızca kabirlerde, ölü evinde, törenlerde vs. yerlerde okunduğu ama bizleri yaratanın bize mesajının ne olduğunu bize gönderilen mektubun ne mana taşıdığını bilmiyoruz. Kur’an-ı Kerim’in insanlığa yük ve sıkıntı olsun diye indirilmediğini, doğru yola klavuzluk etmek, ümit vermek, huzur ve mutluluk kazandırmak için indirildiğinden maalesef haberimiz yok.Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü:”Kur’an biz insanlara Yüce Allah’ın seslenişi, bu bizim için son derece önemlidir, zira; bizi yaratan bizi kendi haline bırakmamış, bize değer vermiştir.O’nun istediği gibi yaşamamış, yaşayamamış olsak beşer olmamız hasebiyle kullukta yanlışlık yapmış olsak da,Rabbimiz, yaratıcımız, ilahımız bizden hala umudunu kesmemiş, son kez olsa da yolumuzu aydınlatmış rahmet etmiştir.Evrenin incisi diyebileceğimiz insanın cehalet, zulüm, günah,dalalet ve karanlıklarda kalmasına razı olmamıştır.Ona verdiği değeri Kur’ân’ı Kerim gibi yüce bir kitapta açıkça beyan etmiştir. O’na önem verip okumamız ve yaşamımıza aktarmamız insanın; Ey Rabbim, sesini duydum, rahmetini algıladım, bana verdiğin değeri hissettim. Sana layık bir kul olabilmek için uğraşıyorum şeklindeki cevabıdır. Hayat kılavuzumuz kitabımızı gereği gibi okumanın, okuduklarımızı anlamanın, anladıklarımızı ihlasla uygulamanın, uyguladığımız güzellikleri de tüm insanlara ulaştırmanın idealiyle yola çıkan platformumuz bütün bunları yaparken olmazsa olmaz şartın bu dinin önderi Hz. Muhammed Mustafa’ya (sav) tabi olmaktan geçtiği bilinciyle hareket etmektedir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’i en iyi anlayan O’dur. Çünkü Kur’an-ı Kerim O’na indirilmiştir. Çünkü O’nun ahlakı Kur’an’dı.”
Özdemir son olarak da,” Bu işe gönül vermiş kimseler gibi can-u gönülden Kur’an’ı okumalı; ilkbaharda bereketli yağmur damlalarıyla canlanan, yeşeren toprak gibi Kur’an’ın feyziyle gönüllerimizi uyandırmalı. Rabbimizin sözlerini, gaflet uykusundan uyanmış olarak ve şöyle bir yakarış içinde okuyup anlamaya çalışmalıyız.
Allah ile konuşmak ve sevgisini kazanmak isteyenler! Gelin hep birlikte O’nun mesajını tüm insanlığına ulaştırmak için el ele verelim.Hepimizin yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır. Bunun için 18 Şubat 2011 Cuma günü saat 20 de buluşalım.”dedi.













